Geçtiğimiz hafta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşanan olayda başörtülü bir kız öğrencinin okul yönetiminin dayatmaları nedeniyle İrsen Küçük Ortaokulu’na alınmadığı gündem olmuştu. KKTC’de olayın yankıları sürüyor
Daha sonrasında okula Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinin gelmesiyle birlikte kız öğrenci okula kabul edilirken, Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem duruma karşı çıktı ve daha da ileri giderek Türkiye büyükelçisini Kıbrıs’tan kovma çağrısı yaptı.
Olayın yankıları sürerken KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Prof.Dr Erhan Arıklı yaşanan skandala meclis kürsüsünden tepki verdi:
“Hristiyan güney tarafta başörtüsü serbest. Müslüman Kuzey Kıbrıs’ta başörtüsü yasak. Böyle bir saçmalık olabilir mi?”
Kıbrıs Hamitköy Camii imamı İbrahim Damar ise başörtüye gösterilen düşmanlığı şu sözlerle ifade etti:
“Benim dinime hakaret eden bu zihniyeti öldüğü vakit ben de camiye sokmayacağım. Selasını vermeyeceğim. Cenaze namazını kıldırmayacağım. Açıkça söylüyorum, başörtüsüne karşı gelen kâfirdir. Kâfirin cenaze namazı kılınmaz.”
Fakat imamın bu sözleri, bazı laik hareketlerin hoşuna gitmedi. Liberal Demokrasi Hareketi adlı sivil toplum örgütü, imamı açıkça tehdit ederek şu açıklamaları yaptı:
Devletin maaşını alıp, kamu kaynaklarıyla finanse edilip sonra da kimlere hizmet edeceğinizi seçemezsiniz. Herkesten vergi alınıyor; kafir dediklerinizin de vergisiyle maaşınız ödeniyor. Böyle düşünüyorsanız, daha tutarlı olun, o zaman bu vergileri reddedin, cemaatinizden finanse olun.
İmam dahi olsanız, kamusal görevdeyken kişilere “sana hizmet etmem” deme hakkınız yoktur. Bu; hem görev suistimalidir hem de inancı araçsallaştırarak toplumsal bölünmeyi körükleyen bir yaklaşımdır.
Ayrıca KKTC Din İşleri Başkanlığı da imamın açıklamasına karşı çıkarak “kafir bile olsa hoşgörü” çağrısında bulundu:
“Din hizmetinin eşitlik, adalet ve hoşgörü temelli olması gerekiyor.”
Devletin eğitim hizmetini verirken insanları çıplaklık süzgecinden geçirip İslam’ın karşısına dikilen bu kokmuş zihniyet iş kendilerine dönünce din hizmetinde eşitlikten dem vuruyor. Onlar İslam’ı her fırsatta aşağılayıp karalamaya, hayatın dışına itme hakkına sahip ama İslam dini ne olursa olsun onları kucaklamak zorundaymış gibi!
Kaynak: Mira Haber