07:01 Cuma / 23 Ekim 2020
17.1 C
İstanbul
blank

S-400 denemeleri Sinop’ta başladı: Türkiye ‘çatısına’ kavuştu

Türkiye, Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sistemlerinin denemelerini Sinop’ta yapıyor. Tarihi denemeye ilişkin haber7’ye açıklamalarda bulunan uzmanlar, güvenlik alanında çok önemli adım atan Türkiye’nin, ‘çatısına kavuştuğunu’ vurguluyor. Savaşların havada başlayıp süngünün ucunda bittiğini belirten uzmanlar, Türkiye’nin kara gücünü hava ile tamamladığına dikkat çekiyor.

Haber7 – İbrahim Can

Türkiye, Rusya’dan aldığı S-400 hava savunma sisteminin denemelerine başladı. Uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği gelişmeyi Emekli Albay Coşkun Başbuğ, Milli Güvenlik Uzmanı Talat Enver Çetin ve Güvenlik ve Strateji Uzmanı İbrahim Keleş’e sorduk. Haber7’ye değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, güvenlik açısından S-400’ün önemine vurgu yaparak, “Türkiye’nin artık çatısının olduğuna” dikkat çekti.

Uzmanların yaptığı açıklamalardan çarpıcı başlıklar şöyle:

ÇOK DAHA ÜSTÜN ÖZELLİKLERE SAHİP OLACAK

Coşkun Başbuğ – Emekli Albay ve Stratejist

Türkiye’nin en büyük eksiği hava savunma sisteminde. Bununla ilgili yerli ve milli çalışmalar tam gaz devam ediyor. Yakın zamanda, konuştuğumuz sınıflara göre çok daha üstün özelliklere sahip olacağını şimdiden müjdeleyebilirim. Çünkü bu savunma sistemlerinin hepsinin kendi içinde zaafları, üstün oldukları taraflar var.

ASKERİ VE SİYASİ OLARAK ANLAMLANDIRILMALI

S-400’ün güvenlik açığını kapatma olarak görülebilir. Ama artık öyle polemik noktasına geldi ki. Aynı zamanda Türkiye’nin bağımsızlığı ve hür iradesini sorgular duruma düşürttürdü. Rusya’dan alınır, alınsa da kullanılmaz, kullanılsa da aktif edilmez gibi. Veya Amerika’nın süreci baltalayacak şekilde tehditlerini hatırlayalım. Bütün bu denklem içinde Türkiye çok olumlu bir duruş sergiledi. Ben hür irademle kararımı verdim, S-400 konusu kapanmıştır, ben bunu alıyorum dedi. Aldıktan sonra da malum birçok çatlak ses çıktı. Devletin paraları hibe edilecek, sandıkta çürümeye terk edilecek gibi. Bu nedenle ben bu denemenin yapılıyor olmasını hem askeri anlamda hem de siyasi anlamda anlamlandırmanın doğru olduğunu düşünüyorum.

EMPERYALİST YAPILARIN KARA GÜCÜ KALMADI

Askeri anlamda evet Türkiye’nin ihtiyacı var. Günümüzde artık emperyalist yapıların kara gücü kalmadı. Bütün yaptırımlarını hava yoluyla destekleme ve o yolla alan açma gayretinde siyaset izliyorlar. Irak’ta bunu yaşadık. Yine bombalanan diğer yerlerde bunu gördük. Son örneği Ermenistan denen ucube yapının düzenlediği saldırı. Bunları topladığınızda karşı tarafın elindeki en büyük argümanın havadan yapılan saldırılar olduğunu görüyorsunuz. Gerek F-35’ler gerek eldeki bomba uçakları, gerek bu füzeler.

O durumda yapılması gereken bu sisteme karşı güvenlik tedbirini almak ve artırmak. Türkiye şu an onu yapıyor. Ama zaten bunu da yaptığı takdirde Türkiye’nin elini bükecek dünyada hiçbir ordu yok. Çünkü zaten havada başlayıp havada biten hiçbir savaş yok. Havada başlayan savaşlar muhakkak karada sonuçlanır, süngünün ucunda biter.

KARADA HAVLU ATIYORLAR

Karşı tarafın da zaten tıkandığı nokta o. İstediği kadar deniz gücü, hava gücü olsun neticede kara gücüne gelince emperyalist yapı havlu atıyor. Onun örneği tonla. Afganistan’da, Irak’ta, Orta Doğu’da, Suriye’de batağa saplanmalarının sebebi o. Türkiye’nin o anlamda eli inanılmaz güçlü.

Mehmetçik kara gücü anlamında bana göre dünyanın eline su dökemeyeceği, uzak ara önde bir yapı. Geriye kalıyor deniz kuvvetleri. Onu da hallettik. Kalıyor hava gücü. Onu da hem yerli uçakla hem de bu hava savunma sistemiyle yakın zamanda ben ete kemiğe bürüneceğini düşünüyorum. Bu nedenle şu anki oluşuma kadar geçen süreyi de en seri şekilde ve acil ihtiyaç olarak biz onu kodladık, en seri şekilde kapatmanın yolu anlaşacağın herhangi bir ülkeyle bu alanda güvenlik tedbirini almak. Türkiye de onu yaptı. Amerika’ya gittik olmadı. Çin’e bir ara başvurduk orada rakam ve teknoloji konusunda anlaşamadık. Hatta Fransa, Avrupa’da bazı görüşmeler yapıldı farklı mekanizmalarla ilgili.

TÜRKİYE KAPILARINI HIRSIZLARA KAPATTI

Sonunda karar Rusya’da kılındı. S-400’de ilk batarya teslim alındı. Ve şu an ben denemenin yapılıyor olmasını artık sistemin yavaş yavaş faaliyete geçeceği olarak okuyorum. Ki zaten bir sonraki safha deneme de yapıldıktan sonra artık Türkiye nereden kendine risk görüyorsa o bölgede bu sistemi konuşlandırmak üzere bir adım atacak.

Bu gerçekten çok önemli ve kritik bir eşik. Çünkü bu konuda güvenliği sağladığın takdirde, evinin bütün kapılarını hırsıza kapatmış gibi oluyorsun. Türkiye çok daha güvenli adımlar atacak, coğrafyada gidişle ilgili yapmış olduğu politikalarında.

BATI ZİNCİRLERİ KIRILDI

Talat Enver Çetin – Milli Güvenlik Uzmanı / Asya Polis Teşkilatı (ASİAPOL) Kurucusu

S-400’lerin deneme atışlarının yapılması hususunda aslında çok şey söylemek lazım. Çünkü sadece savunma sanayii yönünde silahın denenmesi anlamından ziyade Doğu-Batı mücadelesinde artık Türkiye’nin Batı zincirlerini kırarak bağımsızlığa adım attığının bir kutlama top atışıdır. Nasıl Türk tarihinde kutlamalar top atışlarıyla yapılırsa bu da ona benzeyen bir kutlamadır.

SİNOP’TA OLMASININ ÖZEL SEBEBİ VAR

S-400 atışının Karadeniz şehri Sinop’ta olmasının özel bir nedeni vardır. Öncelikle Akdeniz’de ya da diğer bölgelerde olsaydı zaten Rusya onu takip edip de üretim takibi şeklinde yapamaz mıydı, tabii ki yapardı ama Karadeniz’de Rusya’nın da gözü önünde olmasının doğru bir sebebi vardı. Ama Karadeniz olmasının birkaç sebebi var.

Bunlardan birisi de tam karşıdan Sinop’un kuzeybatısından Romanya’daki ABD üssünden olan biteni izleyen küresel çetenin elemanları, zaten Türkiye’de yeteri kadar uzantıları var ama karşıdan da bu görüntüleri herhalde içlerini çeke çeke izlemişlerdir.

Rusya İç Güvenlik Teşkilatına bağlı, özellikle son zamanların süpersonik silahları takip eden teşkilat; atışlardan sonra Türkiye S-400 hava savunma sistemlerini denedi, üç atış yaptı, üç atış da amacına ve hedefine ulaştı diye not geçmiş, bilgi vermiş. Ayrıca Türkiye’nin bu mücadelede yolundan dönmediği, tehditlere baş eğmediği, hiçbir ödün vermediğinin de altını çizmiş. Çünkü S-400’ün sonuna kadar alınacağına tabii ki Rusya da inanmak istiyordu ama Türkiye’de bununla ilgili o kadar çok alamaz, edemez, kuramaz sözleri söyleniyordu ki bu sözleri söyleyenlerin dahi geçmişteki devlet görevlileri, bakanları ya da direk düşmanlığı bilinmeyen, tescil edilmemiş kişilerin söylemiş olması çok dikkat çekiciydi. Tabii ki bununla ilgili geçmişte hata ettik, iyi ki alınmış bu bizim bağımsızlığımız, hava sahasını koruyamayan evini barkını koruyamaz, hava sahasını koruyamayan çatısız eve benzer. Türkiye’nin çatısız ev gibi düşünülmesi, gelen her türlü doğal afete, saldırıya açık olması nasıl bir anlam taşır sizin için diye onlara sormak lazım.

TÜRKİYE EVİN ÇATISINI S-400’LE KAPATTI

S-400’lerin alındıkları andan itibaren, 15 Temmuz sonrasında yakaladığı sürekli artan trendin, ki FETÖ belasından kurtulduktan sonra yükselen bir trenddi. Şöyle bir resimle betimlemek istiyorum: Türkiye, süratle yolunda ilerlemek isteyen dev bir sporcu. Bir an önce hamle yapıp koşmak istiyor fakat kollarını, bacaklarını çeşitli görünmeyen cisimlerle bağlayıp eş zamanlı olarak çekerek Türkiye’nin koşmasını, yürümesini engellemek istiyordu. Bu küresel şeytani güçlerin uzantısı olan FETÖ, PKK ve diğer örgütler. İşte tam olarak 15 Temmuz’da Türk milleti gelip bu bağları kesmiştir. Neyle? Dişleriyle. Dişleriyle bu demirleri kesmiştir. O demirler söküldükten sonra Türkiye’yi artık kimse tutamaz. Bunların yansımalarını zaten gözle görüyoruz. Çünkü 15 Temmuz belasından sonra terör bitirilmiştir, Suriye’de başarılar sağlanmıştır, Doğu Akdeniz’de Türkiye şahlanarak yürümektedir. Karadeniz’de geleceğini garanti altına alan gaz ve kaynak bularak bunun cesaretini kendine edinmiştir. S-400’leri alıp koymuştur. Evinin çatısını kapatmıştır. Bu saatten sonra bize karada ölüm yok cümlesinin tam olarak tezahürü yoktur. Gerçekten de karada ölüm yok bize. Türk ordusunu siz karadan öldüremezsiniz. Türk ordusunu karada giderken havadan vurabilirdiniz. Artık düşmanlar bunu yapamayacaklar. Sinop’ta yapılan denemelerde, ki bugün de devam edebilir, Türk ordusuna, Türk milletine havadan artık saldırının mümkün olmayacağı gösterilmiştir.

S-400 ŞEMSİYE GİBİ KORUYACAK

Karadeniz’deki kaynak arama bugünün eseri değildir, 20 yıldır Türkiye oraya tonla yatırım yapmıştır. Türkiye çok para harcamış ve nihayet Allah karşılığını vermiştir. Bunun katlarca fazlasının Doğu Akdeniz’de çıkacağının da bilinci ve ümidiyle aynı görkemle devam edeceğiz. Bir yandan bizim aslanlarımız vura vura Türk milletinin geleceği olan kaynağı çıkarmak için çalışacaklar, S-400’ler şemsiye olarak 600 kilometrelik alanı havadan kapatacak ve hiçbir ihanet gelip bunu engelleyemeyecek. Zaten karada karşımıza çıkmaya cesaret edemeyenler artık havada da kendilerinde bu cesareti bulamayacaktır.

YANGIN ÇIKARMAYA DEVAM EDECEKLER

Tarihi bir dönüm noktasıdır fakat yaşanan olayların son derece sıklığı ve kayganlığı, ki bu kayganlığı da oluşturan yine şeytani akıl. Doğu Akdeniz’deki ilerlemeyi durdurmak için Güney Kafkasya’yı hemen ateşlemişlerdir. Yani Türkiye’nin başarı gösterdiği her yerde bu görülmesin, konuşulmasın hatta biz bunu durdurmanın yolunu bulalım derken başka yerde yangın çıkarmaya devam edeceklerdir.

HAVA GÜCÜ VAR AMA ÇATI YOKTU

İbrahim Keleş – Güvenlik ve Strateji Uzmanı

S-400’lerin deneme atışları gerçekleştiriliyor. Yaklaşık iki yıldır devam eden bir süreçti bu. Nihayetinde artık fiili olarak da kullanıma hazır hale getirme çabaları var.

S-400 meselesi nereden çıktı derseniz: Türkiye’nin hava gücü var ancak bizim çatımız yoktu. Türkiye maalesef hava savunma sisteminde yeteri kadar donanımlı değildi. Her ne kadar yüksek irtifayı F-16’larla sağlamaya çalışsak dahi özellikle füzelere ve dışarıdan gelecek daha büyük tehlikelere karşı çatımız açık kalmıştı. Türkiye bu ihtiyacını uzun menzilli yüksek irtifa hava sistemini sağlamak için öncelikle 1952’den beri NATO’da Amerika’yla birlikte yol alıyoruz ve birçok silah sistemimizin kaynağı da Amerika. Türkiye öncelikle buradan talepte bulundu. Patriotları istedik. Fakat Amerika parasıyla bile vermedi. Halbuki teröristlere karşı bu konuda oldukça cömert davrandı. Onlara ihtiyaçları olan her şeyi verdiler.

AMERİKA OYALADI, BAŞKA ÇARE KALMADI

Geldiğimiz noktada Türkiye yine ihtiyacına binaen talep etti. Özellikle Orta Doğu’da Suriye’yle yaşanan gerginlikler döneminde böyle bir ihtiyacı karşılamak için talep ettik fakat Amerika bunun satışına kongre izin vermiyor vesaire gibi gerekçelerle müsaade etmedi. Başka çare kalmadı, Türkiye Rusya ile yakınlaşmıştı zaten. Rusya elindeki en son yüksek irtifa hava savunma sistemlerini Türkiye’ye satmaya razı oldu. Biz de gerekli ödemeleri yaparak bunları aldık. 2 batarya şeklinde.

PRATİKTE 2 ÖNEMLİ KARŞILIK

Bunun pratikte bize karşılığı ne olacak? Birincisi; bazı çevreler bunun taarruz silahı olduğunu söyleseler de bu esasen hava savunma sistemi. Yani savunma silahı bunlar. Herhangi bir yere de zaten S-400’le taarruz yapılmaz. İkincisi; bu sistem sayesinde artık bize dışarıdan gelecek her türlü saldırıya karşı bir savunma sistemimiz kurulmuş oldu.

Pratikte artık Türkiye daha güvenli hale gelmiş oldu diyebiliriz. Amerika tabii burada hakikaten hem ortak yol yürüyüşümüz vardı fakat kasıtlı olarak bizim bu ihtiyacımızı hep ertelediler. Şimdi de kendisinden isteyip alamadığımız şeyi başka yerden talep edince tehditler, ekonomik saldırılar vesaire. Ama Türkiye bu konuda kararlıydı, çünkü başka da çaresi kalmamıştı. Bu sistemi alması gerekiyordu Türkiye’nin ve aldı. Onlar devreye girdikten sonra eminim ki Türkiye’nin artık hava savunma sistemi de devreye girmiş olacak ve havamızı koruyabilecek bir imkana kavuşmuş olacağız.

ESAS OLAN KENDİ ÜRETİMİMİZ, ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Bu sistemi dışarıdan aldık. Esas olan kendi üretimimiz. Bu konuda da zaten çalışmalar devam ediyor. Yüksek irtifa belki hemen değil ama alçak ve orta irtifa hava savunma sistemlerimiz artık deneme aşamalarına gelmiş durumda. Bu da bölgede daha güvenli hale gelmemizi sağlayacak. Çevremizde İran’ın elinde uzun menzilli balistik füzeler var. Ermenistan’ın Gence’ye yaptığı saldırıda kullandığı balistik füzeler var. Suriye’nin, Irak’ın elinde var. Yunanistan’da var. Yani bizde bunlara karşı hava savunma sisteminin olmaması mümkün değildi. Bu acil ihtiyaçtı. Böylece geçici de olsa giderilmiş oldu.

KAYNAK: HABER7 | ÖZEL

EN ÇOK OKUNANLAR

”HURRASSUD-DİN’İN TAHRİRUŞ-ŞAM’A BAKIŞI HAKKINDA”

İdlip'de son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Muhammed Atta'nın kaleme aldığı yazıyı ilginize sunuyoruz: "Birkaç gündür yaşanan sorunlarla ilgili ortalıkta dolaşan bilgi kirliliği nedeniyle yanlış anlaşılan...

İnancından dolayı linç edilmek istenen genç adam yardım bekliyor [VİDEOLU]

Anne ve babası tarafından sırf inancından dolayı zulüm gördüğünü iddia eden ''Ammar Çakıl'' kendisine ve ailesine yönelik yapılan zulmün son bulmasını ve herkesten bu...

HTŞ lideri:” Bu işin ucu Türkiye’ye de uzanır”

Suriye sahasından çeviri ve makaleleri ile tanıdığımız aktivist Muhammed Atta, Tahrir'uş Şam lideri Ebu Muhammed el-Cevlani'nin Suriye devrimi ve sahadaki son gelişmeler ile ilgili yaptığı...

Bağdadi’nin haleflerinden Abdulnasır Kardaş’ın tutuklandığı iddia edildi

Irak istihbaratı, Ebubekir el-Bağdadi'nin varisi olarak örgütün liderliği için en muhtemel aday olarak görülen Abdulnasır Kardaş'ı yakaladıklarını iddia etti. Irak'ın resmi haber ajansı INA'ya konuşan...

Tataristan’da Müslüman kadına saldırmıştı: 10 katı dayak yedi [VİDEOLU]

Geçtiğimiz günlerde Rusya’ya bağlı Tataristan bölgesinde, çocukları ile yolda yürüyen Müslüman bir kadın İslam düşmanı bir erkeğin saldırısına uğramıştı. Müslüman kadına çocuklarının gözü önünde saldıran...