12:11 Pazartesi / 29 Kasım 2021
23.4 C
İstanbul

Küresel bir proje ”LGBT”

Batılı insanın doyumsuz zevk ve uzun yaşam arzusu, fıtrata aykırı insan neslini tehdit eden hayat tarzını ortaya çıkarmıştır. Bu sapkın isteklerin tek isim altında toplanmasına “LGBT” diyoruz. Farklı cinsel eğilimlere arzu ve istek duyan sapık bir eğilim olan, “LGBT” Peki nedir?

Kısaca Lezbiyen, Gay, Biseksüel ve Transgender sözcüklerinin baş harflerinden oluşturulan ve 1980 yılından itibaren kullanılan bir kısaltma sözcüğüne verilen isimdir.

“LGBT” basit bir cinsel eğilimden ibarettir diye geçiştirilecek bir konu değildir. Arkasında devasal finans desteği ve farklı ülkelerin istihbarat örgütlerinin destek verdiği uluslararası bir projedir. Dünya çapında örgütlenen bu şebeke, devlet başkanları üzerinde baskı kurarak, istedikleri yasal düzenlemeleri çıkartacak kadar bürokraside çok etkinler. ülke parlamentolarına müdahil olup kendi lehlerine kanun çıkartan ve büyük finans kaynaklarına hükmeden bir yapıdan bahsediyoruz. “LGBT” ile ilintili binlerce kurulmuş dernek ve organizasyon vardır. Örgütlü bir şekilde hareket eden bu yapılar, insanlığın geleceği açısından kaygı verici bir duruma erişmişlerdir.

ABD başta olmak üzere batı basını, yeryüzünde yaşayan insan sayısının fazlalığına vurgu yapılan pekçok tv programı ve gazete haberi görmek artık sıradanlaştı. “Adamlar basit bir dille şunu söylüyorlar, dünya üzerinde varolan 8 milyara yakın insan sayısının fazla olduğunu ve değişik yöntemler kullanılarak bu sayının 3/1 e düşürülmesi gerektiğini  savunuyorlar.

LGBT adı altında ortaya konan ve İnsan neslinin geleceğini tehlikeli bir mecraya sokacak olan bu proje, toplumlar tarafından yeterince anlaşılamamıştır.
Bu sapkın projenin başarıya ulaşması için, özellikle toplumun yakından tanıyıp değer verdiği meşhur kişiler vitrinde kullanılmaktadır.
Kimler yok ki: Devlet başkanı, sinema sanatçısı, sporcu, bakan, belediye başkanı kısacası her meslek grubundan ünlü kişileri görmek mümkün. Batı toplumunun sınır tanımayan cinsel istek ve arzusu, İslam dünyasını da tehtid eder bir hale gelmiştir. Sanal dünyanın sunduğu imkanlar neticesinde, çocuklarımız her türlü kirli bilgiye ulaşabildikleri oranda dijital çağın tehlikelerine maruz kalmaları sonucunu doğurmuştur.

Olayın vehamiyetini görmek için konuyu biraz açalım. Şuan Dünyada 29 ülkede eşcinsel evlilik resmen yasal ve önünde hiç bir engel bulunmadan uygulanıyor.
Bu ülkeler:
Kanada, ABD, Brezilya, Uruguay, İzlanda, Norveç, İsveç, İtalya, Finlandiya, Danimarka, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, İspanya, Portekiz, Fransa, İrlanda, Birleşik Krallık, Güney Afrika, Galler, Arjantin, İskoçya, Grönland, Kolombiya, Malta, Slovenya, Avustralya, Avusturya, Yeni Zelanda ve Meksika´nın belli bölgelerinde resmi olarak uygulanmaktadır.

Bazı ülkelerde ise köpek başta olmak üzere hayvanlarla evlilik yürürlükte olan yasal çerçevede izin veriliyor. Hindistan ve İsviçre bu ülkelerden biridir. Ayrıca Hindistan´da köpeklerle evlilik için festivaller düzenlendiğini de belirtelim. Danimarka ve Norveç´e ise hayvanlarla ilişkiye girmek için genelevler vardır. Bu genelevler yasal olarak faaliyetlerini sürdürmekteler.

Homoseksüelliğin bir diğer adresi ise KİLİSELER ve burda görev yapan din adamlarıdır. Fransız sosyolog-yazar “Frederic Martél” Kilise ve Eşcinsellik ile ilgili, 4 yıllık araştırma sonunda konuyla ilgili bir kitap kaleme aldı.
Martél , İtalya, Arjantin, Küba, Meksika da dahil,
“30´a yakın ülkede”
41´i kardinal,
50´si piskopos ve monsenyör,
45´i Vatikan´ın büyükelçileri,
200´ü rahip olmak üzere
1500´e yakın üst düzey kişiyle görüştü. Son 5 papa dönemindeki iddialara yer verdi. “Fransız yazar Martél” dört yıllık araştırmasının özetini şöyle açıklıyordu :
“Dünyanın tek “Gay” devleti Katolik Vatikan merkezidir”

Martél kitabındaki en iddialı tespitlerini şöyle sıralıyor :
Papa´nın etrafındaki üst düzey din adamlarının yüzde 80´i eşcinsel.
Vatikan dünyadaki en büyük eşcinsel topluluk. Vatikan homofobik gibi görünse de: içeride eşcinsel çiftler yaşıyor. Vatikan´da eşcinsel olmak kural olmuş. “Heteroseksüellik” yani (normal ilişkiyi) istisna tutarsak, onun dışında tüm sapık cinsel ilişkiler serbest bir şekilde uygulanıyor.
Yine aynı kitapta ortaya çıkartılan ilginç bir bilgi ise şöyle aktarılıyor.
“Papa´yı koruyan 130 İsviçreli muhafızın 11´nin “Gay” olduğudur. Bu bilgiler özellikle Avrupa kamuoyunda günlerce tartışılan bir konu olmuştu.

Verilen örneklerden dolayı midenizin kaldırmadığını görebiliyorum, aynı dünyayı paylaştığımız bu sapık insanların içine düştüğü durumu yerinde inceleyip, çareler üretmek zorunda olduğumuzu hatırlatmak istedim. Çünkü her koyun kendi bacağından asılmasıyla iş bitmiyor. Yarın kokusu bizede ulaşacaktır, bundan hiç kuşkunuz olmasın.

Şimdi bir düşünelim, homoseksüel, gay, travesti vs sapkın cinsel bir yaşam tarzını benimsemiş biri, Allah aşkına ne kadar dindar olabilir ve neslin devamı için çocuk doğurmaya istekli olabilir diyebilirmiyiz?. Veya istese dahi çocuk doğurabilir mi?. Keşge bu sorulara olumlu cevap verebilseydik. Dünyayı sömüren belli başlı aileler, hangi dinden olursa olsun, insanların Allah´a yönelmelerini istemiyorlar. Sahip oldukları tüm imkanları bu doğrultuda kullandıklarına dair, elimizde tartışma götürmez doneler mevcut, konuyu uzatmamak için şimdilik bu kadarıyla yetiniyorum. Pek çok ülkede “Ateist ve Deizim” gibi sapkın akımların hızlı bir şekilde yayılmasını, bu bağlamda okumak gerekir diye düşünüyorum.

“Ancak hâkimiyeti eline alır almaz yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli yok etmeye çalışır. Allah bozguncuları hiç sevmez.”
(BAKARA – 205)

Tehlikenin çok büyük boyutlara ulaştığını bilelim. Aklı selim tüm dünya halkları bu sapkın akım ve yöneliş karşısında, ortak hareket ederek acilen çözümler üretmesi, insanlığın geleceği ve kurtuluşu için bir zorunluluk halini almıştır.

Nejdet Demirel -10 Haziran 2019-

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

GÜNÜN EN ÇOK OKUNANLARI

TÜM ZAMANLAR EN ÇOK OKUNANLAR

DİĞER GELİŞMELER