10:03 Salı / 11 Mayıs 2021
12.1 C
İstanbul

İdris Debi’nin ölümünde, Macron şüphesi!

Eski Fransız sömürgesi Çad’ı 31 yıldır yöneten İdris Debi’nin çatışmada öldürülmesinde Paris’in sorumluluğunun olduğu iddia ediliyor.

 

Çad’da 19 Nisan günü ayrılıkçılarla çıkan çatışmada hayatını kaybeden Devlet Başkanı İdris Debi İtno ile ilgili tartışmalar sürüyor. Ülkenin önemli aşiretlerinden Zegave üyesi olan Debi’nin, Guran aşiretinin öncülük ettiği isyancılar tarafından öldürülmesinin ardından ülkedeki aşiretler arasında yeni çatışmaların çıkmasından endişe ediliyor. Çadlı üst düzey bir bürokrat, Debi’nin öldürülmesinde Fransa şüphesi olduğunu söyledi. Debi’nin son yıllarda başta Türkiye olmak üzere Rusya, Çin, ABD ve İsrail ile siyasi, ekonomik, kültürel ilişkilerini artırdığına dikkat çeken Çadlı bürokrat, bu durumdan en fazla Macron yönetiminin rahatsız olduğunu belirtti.

OĞLUNDAN, MACRON’A TAVIR

Altı defa devlet başkanlığı seçimini kazanan Debi, Değişim ve Uyum Cephesi (FACT) militanlarının saldırdığı Kanem bölgesine giderken Mao hattında öldürülmüştü. Eski Fransız sömürgesi olan ve hâlen Fransa’nın resmî dil olduğu Çad’ı 31 yıldır yöneten Debi için 23 Nisan’da büyük bir cenaze töreni düzenlendi. Babasının ardından görevi devralan oğlu Mahamat İdris ve Askerî Konsey üyelerinin, törene katılan Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a soğuk tavrı dikkatlerden kaçmadı. Macron’u karşılamayan oğul Debi, Fransa Cumhurbaşkanı ile tokalaşmadı ve yüz yüze gelmekten kaçındı.

GÜNEYİ PETROL DENİZİ

Gazetemize konuşan Türkiye’nin Çad Kurucu Büyükelçisi Ahmet Kavas, Çad’ın güneyinin petrol denizi olduğunu söyledi. Çad’ın uranyum, altın, elmas ve benzeri yeraltı zenginliklere sahip olduğunu, Çin ve ABD’nin son dönem yer altı madenleri konusunda zemin etütleri yaptığını söyleyen Kavas “Çin, Rusya ve ABD yanında Türkiye de bölgede faaliyetlerini ve etkisini önemli oranda arttı. Son yıllarda bu manada uluslararası güçler arasında bir Çad rekabeti vardı. Ancak Fransa’nın hem geçmiş sömürge tarihi hem de mevcut askerî, siyasi, kültürel nüfuzu sebebiyle kendisini en rahat hissettiği Afrika ülkesi kesinlikle Çad idi. Çad aynı zamanda Fransızların Afrika’nın merkezinde siyasi, askerî, ekonomik ana üssü durumundaydı. Bu ülkede hava ve kara üsleri ile birlikte üç bin Fransız askeri konuşlu durumda’’ diye konuştu.

İSYANCI LİDERİ FRANSA EĞİTTİ

Çad’da İdris Debi’nin altıncı defa başkanlığa seçildiği 11 Nisan günü Libya sınırında (Kuzey) isyan başlatan milisler bir hafta gibi bir zaman diliminde 500 kilometreyi sorunsuz geçerek ülkenin kuzey çöllerinde olağanüstü ilerleme kaydetti. FACT militanları başkente 250 kilometre uzaklıktaki Kanem bölgesine ulaştı. Bu durumu anormal bir ilerleme olarak nitelendiren Ahmet Kavas, daha önce İdris Debi’nin 20 kez suikast ve benzeri saldırılara maruz kaldığını, Fransız kara ve hava gücünün bu dönem Debi’nin yanında yer alarak girişimleri bertaraf ettiğini kaydetti. Ahmet Kavas “Mevcut yönetime baş kaldıran Guran aşireti lideri Mehdi Ali Fransa’da eğitim gören biri. Hafter’in isyan sürecine de Çad’dan destek veren grup da yine Mehdi Ali’ye bağlı militanlardı. İngiltere, ABD, Katar, Kamerun başta olmak üzere bazı ülke büyükelçilikleri Çad’da bulunan vatandaşlarına 17 Nisan tarihinde ‘Çad’ı terk edin’ mail gönderdi. Bu olay ciddi manada birçok bilinmezi barındıran bir ölümdü” ifadelerini kullandı.

FETÖ OKULLARINI HEMEN DEVRETTİ

Maarif Vakfı Çad eski sorumlusu İbrahim Er de gazetemize yaptığı değerlendirmede İdris Debi için “Türkiye dostu bir devlet adamıydı. FETÖ okullarını ilk devreden ülke olması ve teröristlerle işimiz olamaz çıkışı onun Türkiye’ye ilgisini ve dostluğunu gösteren önemli bir boyut. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önem verdiği bir isimdi ve Türkiye’nin Orta Afrika’ya açılmasında önemli misyonu vardı’’ ifadelerini kullandı. Kavas, ayrıca Fransa’nın öncülük ettiği ve Moritanya, Çad, Burkina Faso, Mali ve Nijer’in korunmasına yönelik kurulan G-5 güvenlik sisteminin merkezi olarak Çad’ın seçildiğini, 55 Afrika ülkesinin iştiraki ile kurulan Afrika Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği’nin de yine Çadlı isimler tarafından yürütüldüğünü belirtti. Türkiye’nin iki misli yüz ölçümüne rağmen 14 milyon nüfusa sahip Çad’ın hayvancılık ve tarım gibi alanlarda olağanüstü potansiyele sahip olduğunu beyan eden İbrahim Er, ülkenin 100’den fazla kabileden oluştuğunu ve en emperyal güçlerin de bu silahı kullanarak ülkeyi böldüğünü ve yönettiğini söyledi.

LİBYA’YI KUŞATMA GİRİŞİMİ

Eğitimini Türkiye’de alan ve Çad’da hâlen bürokrat olarak görev yapan kaynak ise, Debi’nin öldürülmesini Afrika’da yaşanan eksen kayması ve egemen rollerin değişme eğilimine paralel olarak Libya’yı kuşatma girişimi olarak yorumladı. ABD’nin Afrika genelinde en büyük sivil merkezi Çad’da kurduğunu hatırlatan Çadlı isim “Amerika’nın ülkemizde açtığı misyon temsilciliğinde 300 ABD’li görev yapıyor. Çin ve Rusya’nın da ekonomi ve askerî alanlarda açılımları oldu. Erdoğan ve İdris Debi arasına kurulan dostluk paralelinde iki ülke arasında ticaret hacmi son beş yılda 6-7 kat artarak 150 milyon dolara yaklaştı. Çad’dan Türkiye’ye eğitim-öğrenim amaçlı giden öğrenci sayısı iki bini aştı ve son dönem İdris Debi dört kere Türkiye’yi ziyaret etti. Bunlar çok önemli gelişmelerdi. Merkez Bankası olmayan (Merkez Bankası Fransa’da) ve bütün finansman trafiği Paris’ten idare edilen ve hâlen Fransızcanın resmî dil olduğu bir ülke için bunlar çok önemli gelişmelerdi” dedi. Çad halkında Türkiye’nin çok özel bir konuma ve sevgiye sahip olduğunun altını çizen Çadlı kaynak, Libya’da kurulan Rus-BAE-Fransa-Mısır ittifakının Çad için de büyük tehlike olduğunu ifade etti.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

EN ÇOK OKUNANLAR