İsrail’de on binlerce işgal askeri, Savunma Bakanlığı tarafından açılan psikolojik destek programına başvurdu
Yerel basında yer alan haberlere göre, yalnızca bir buçuk ay önce başlatılan program kapsamında psikoterapi desteği almak isteyen askerlerin sayısı toplam 170.000’e ulaştı.
Özellikle Gazze Şeridi’ndeki katliamlara katılan yedek askerlerin yoğun şekilde psikolojik destek arayışında olduğu, ancak terapi sağlayacak uzman bulmakta zorlandıkları aktarıldı.
Savunma Bakanlığı’nın, askerlerin sivil hayata uyum sürecini kolaylaştırmak amacıyla başlattığı programın bu sebepten dolayı “yetersiz kaldığı” ve talepleri karşılayamadığı belirtiliyor. Bakanlıktan yapılan açıklamada geçen hafta 150 terapistin programa dahil edildiği ifade edilirken, askerlerden gelen yoğun talebi karşılamak için uzaktan ve grup terapilerine yönelik çalışmaların sürdüğü aktarıldı.
Öte yandan, geçen hafta yayımlanan bir denetim raporunda, 7 Ekim’den sonra 3 milyon işgalci İsraillinin “travma sonrası stres bozukluğu” (PTSD) belirtileri yaşadığı bilgisine yer verildi. Raporda, halkın yüzde 38’inin orta veya “ağır düzeyde psikolojik sıkıntı” yaşadığı ancak kamu ruh sağlığı sisteminin Gazze’deki katliam savaşının ilk altı ayında bu kişilerin yalnızca yüzde 0.6’sına destek sağlayabildiği vurgulandı.
Geçtiğimiz aylarda yapılan bir araştırma da, savaşın ilk 1 yılında en az 28 işgal askerinin “travmatik bozukluklar” sonrası intihar ettiğini ortaya koymuştu.
Gazze ve Filistin’de milyonlarca insanın hayatını hiçe sayarak, acımasız saldırılarla şehirleri yerle bir eden, çocukları, kadınları ve sivilleri katlederek geride sadece enkaz ve travma bırakan işgalci askerler, şimdi ise kendi ruhsal çöküşleriyle yüzleşiyor. Filistin halkı, yıllardır süregelen zulüm ve şiddet politikaları altında hayatta kalma mücadelesi verirken, bombalar altında doğan çocuklar, ailesiz kalan yetimler, kaybettiklerinin yasını bile tutmaya fırsat bulamayan insanlar, dünya tarafından yeterince duyulmuyor.
Ancak saldırıları gerçekleştirenlerin yaşadığı psikolojik sorunlar hızla gündeme taşınıyor ve onların rehabilitasyonu için geniş çaplı programlar oluşturuluyor. Oysa ki Filistin’de yaşayan milyonlarca insan, ne bir terapi imkânına ne de insanca yaşamaya elverişli bir ortama sahip. Gazze’de psikolojik destek bir yana, temel sağlık hizmetlerine bile erişim imkânsız hale gelmişken, işgalcilerin “sivil hayata uyum sağlamak” adına psikolojik destek alması büyük bir çelişkiyi ortaya koyuyor.
Kaynak: Mira Haber